KAZDAĞI EKOFEST 2017 FESTİVAL BİLDİRGESİ

KAZDAĞI EKOFEST 2017 FESTİVAL BİLDİRGESİ

Biz, aşağıda imzası bulunan sivil toplum örgütleri olarak, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından Darıdere Tabiat Parkı yakınında düzenlenen Kazdağı Ekofest2017 programı içerisinde 19 Ağustos 2017 tarihinde gerçekleştirilen Sivil Toplum Örgütleri Forumu’nda bir araya geldik ve aşağıdaki hususları kamuoyuna ve basına duyurmaya karar verdik:


Türkiye’nin her yanında birbirine benzer doğa talanı ve doğa tahribatı ile karşı karşıya kalmaktayız. Sorunlar yerel görünmekle beraber aslında bir bütün ve bu nedenle yalnızca yerel çevreci yaklaşımlarla mücadele etmenin yeterli olmayacağının farkındayız. Doğa tahribatına ve doğa koruma mücadelesine insan odaklı değil, ekoloji ve ekosistem odaklı olarak bakıyor, insanın ekosistem içerisinde yalnızca küçük bir unsur olduğunu biliyoruz.


Ülkemizin doğasının korunması için bütünsel yaklaşımla, programlı bir şekilde tüm doğa koruma örgütleri olarak bir araya gelmenin ve ortak mücadele stratejileri geliştirmenin önemi ve gerekliliğine inanıyoruz. Ortak mücadele için süreçlere ihtiyacımız olduğu ve yeni mücadele yöntemleri geliştirmenin gerekliliğinin farkındayız. Bu konuda kişisel kibir ve egolarımızdan arınarak, dayanışma içerisinde, bilimsel yöntemlerle, hep birlikte çalışacağız.
Doğayı korumak için doğayı tanıma ve anlamanın önemine inanarak, çocuklar için ekoloji eğitimleri verilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Yırca gibi, Gülpınar, Artvin gibi yerel halkın içinde olduğu mücadelelerin daha başarılı olduğunu biliyoruz. Yerel halkın mücadele içinde olmasına daha fazla önem vermenin gerekliliğine inanıyoruz.
Ülkemizde madencilik, inşaat sektörü, enerji ihtiyacı gerekçesiyle ve havaalanı, köprü gibi mega projelerle doğamız talan edilmekte ve tahribata uğramaktadır. Ormanlar, meralar, zeytinlik alanlar yok edilmektedir. Tarım alanlarımız yatırımcılara peşkeş çekilmektedir. Doğa koruma örgütleri olarak bu tahribatlar ve talan karşısında hem ÇED süreçlerinde, hem alanda, hem de hukuksal olarak mücadele etmekteyiz. Ancak ÇED süreçleri objektif olarak yürütülmemekte, ÇED gerekli değildir kararları artmakta, hukuksal mücadeleler yetersiz kalmakta, mahkeme kararları uygulanmamaktadır. Çevre Etki Değerlendirme süreçlerinin yerel halkın, STK’ların ve bilim insanlarının daha aktif katılımıyla ve objektif olarak yürütülmesi gerekliliğine inanıyor, bu süreçlerin yatırımcıların etki ve baskılarından uzak tutulması gerektiğini düşünüyoruz. Mahkeme kararlarının uygulanmasını istiyoruz.
Gerçek enerji ihtiyacı gözetilmeden, enerji tasarrufu önlemleri alınmadan ve bu önlemler tüm topluma mal edilmeden enerji üretimi gerekçesiyle yapılan HES’ler ve diğer yatırımlar doğamızda önemli tahribatlara yol açmıştır ve açmaktadır. Enerji üretimi gerçek ihtiyaca uygun olarak belirlenmeli ve yenilenebilir enerji kaynakları ile çözülmeli, enerji konusu merkezi otoritenin bir güç aracı olmaktan çıkartılarak, demokratikleşmenin bir aracı haline getirilmelidir. Enerji üretimi için yerel halkın üye olduğu enerji kooperatiflerinin ve yurttaşın enerji santrallarının (YES) kurulmasını istiyoruz.
Doğanın bizim tarafımızdan kurtulmasının gerekmeyeceği bir gelecek umuduyla, sermayeden yana değil doğadan yana politikalar ve uygulamalar istiyoruz.
Sivil Toplum Örgütleri:
Validebağ Savunması
Kuzey Ormanları Savunması
Çanakkale Çevre Platformu
Ayvalık Tabiat Platformu
İda Dayanışma Derneği
Yuva Derneği
Çan Çevre Derneği
Agonya Dayanışması
Çanakkale Tüm Emekliler Sendikası
Türkiye Yazarlar Sendikası
Yeşil Artvin Derneği
Bir Başka Okul Mümkün Derneği
MUÇEP-Muğla Çevre Platformu
Çevre ve Arı Koruma Derneği
Yeşil Düşünce Derneği
Ayvalıklı Tabiat Derneği
Çanakkale Barosu
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Çanakkale Şubesi
Gökkuşağı Dergisi
Greenpeace

Paylaşmak güzeldir...
nebile bayrak